kilo veriyorum ama bacaklarım incelmiyor

Bir zaman akışıysa ömür tüketmek, bir kuş havalanışında unutursun gidersin yalnızlığını. Ama bazen büyük oynayanları görüyorsun. Elleri, kolları sağlam diyorsun. Sen demi öyle olsan. Yalnızlık da neymiş diye burun kıvırsan. Yapamazsın ki. Elleri sağlam, ruhları yıkık gibi görüyorsun. Yıkık mı gerçekten gizemsavage2 (atıldıysa söyleyin) Amk libido killer karısı.Çekçekli çingen karılar bile senden daha azgın duruyor.Amk yeni gelin gibi davranıyor. Umut Sarıkaya karıları gibi karının tipi. lankilo veriyorum ama yanaklarim buyuyo bu nedir ya? 20 Oct 2021 Aynenkanka işçilerime asgari ücret veriyorum ve onları artı değerden sömüyorum ama komünistim. Keşke pcim bozuk olmasada kaynak atabilsem.Aklımdakileri yazdım şuanlık.Burdan göreceğin gibi Juche nin bize ters oldunu görüyorsun.-Ha ama KDHC ile Güney Kore arasında kalsam gözüm kapalı yine KDHC yi seçerim. Diyet yapmama rağmen bir türlü kilo veremiyorum” ya da “Yediklerime dikkat ediyorum, ama yine de şişmanlıyorum” diyenlerin Estimated Reading Time: 6 mins. Diyet yapıyorum, yediklerime dikkat ediyorum ama yine de kilo veremiyorum diyorsanız, uzmanların sözlerine kulak verin. Kilo verememinizin sebepleri bilimsel bir . nama nama benda dari a sampai z. Kimi zaman çok sıkı diyetler yaparız fakat tartıda karşılığını göremeyiz. Ya da görmediğimizi zannederiz. Hatta çoğu zaman aceleci davranıp pes etme noktasına geliriz ve diyetin başlamasıyla bitmesi bir olur. Doğru ölçüm nasıl olur, her gün tartılmak doğru mudur, tartıda sonuç görmediğimizde bu gerçekten kilo veremediğimiz anlamına mı gelir?Profesyonel tartılar bize yağ, kas ve su oranını verirken, evlerimizde bulundurduğumuz tartılar ise sadece ağırlık ölçer. Bu nedenle spesifik değişimleri göremeyebiliriz. Eğer profesyonel bir destek almıyorsanız ve takibinizi detaylı vücut analizi yapan tartılar ile yapamıyorsanız lütfen panik olmayın. "Bütün hafta diyet yaptım hiçbir işe yaramadı" tepkisi genelde kaçınılmaz oluyor. Bu noktada önce sakinleşin ve derin bir nefes alın. Panik yapacak hiçbir şey yok! Vücut ağırlığınız değişmese bile vücut kompozisyonunuz değişmiş olabilir. Nasıl mı? Özetle, yağ oranınız azalmış ve kas oranınız artmış olabilir. Toplam vücut ağırlığınız aynı kalmış olsa da aslında verimli bir sonuç almış olabilirsiniz. Özellikle de içinizden "oysa ki ben incelmiş gibi hissediyorum, ama tartıda hala aynıyım!" diyorsanız yağ kaybı sağlamış olmanız muhtemeldir. Bu noktada yapabileceğiniz en doğru şey mezura ölçümüdür. Yağlar kaslara göre daha çok hacim kapladığından dolayı yağ kaybı sonucunda ciddi bir incelme gözlemlersiniz. Dolayısıyla mezura ölçümü bize yağ kaybını gösteren en doğru günde bir tartılmalıyız sorusunun cevabı ise kişiden kişiye değişmesine rağmen genel olarak ortalama haftada bir tartılmak en doğrusudur. Mümkünse aç karnına veya en az üç saat açlıkla, tuvalet ihtiyacı giderildikten sonra, mümkünse kıyafetsiz veya ince kıyafetlerle ve hep aynı saatte tartılarak en doğru ölçümü elde Dyt. Seba Sarıtepe Haberler > İncecik Oldum! Diyetisyensiz, Hapsız - Çaysız, Spor Salonsuz... Hem Sigarayı Bırakıp, Hem de Kilo Verişimin Hikayesi! - 1019 - 1314 Şimdiye kadar hep '6 ayda 70 kilo verdi' gibi çok büyük değişimlere dair hikayeler paylaşıldı. Elbette ki en çok takdiri hakedenler onlar. Zor olanı başarıyorlar ve ilham veriyorlar. Oysa ortamala kiloda olup 5-10 kilo vermek de yine azim ve kararlılık istiyor; ayrıca nüfusun büyük çoğunluğu da bu 'ortalama' dediğimiz kategoriye ben de bu 'ortalama' insanlardan biriydim ve geçtiğimiz yıldan bu yana aslında küçük ama kendimce büyük, sadece görüntümde değil, enerjimde hissedebildiğim bir değişim yaşadım. Eş dost sürekli nasıl başardığımı soruyordu, madem Onedio editörüyüm, yazayım da herkese yardımcı olsun kilo verme, sigarayı bırakma ve sağlıklı, daha aktif bir yaşam tarzına kavuşma hikayem. Sizi feci motive edeceğim! Hiçbir zaman çok kilolu biri olmadım hayatım boyunca, kilom her zaman ortalamaydı. Ama 30 yaşıma gelince işler değişmişti. Konuya girmeden önce temek bilgileri vermeliyimBoyum 174 santimetre ve bu fotoğraflarda kilom 65 civarıydı. Hayatım boyunca hiçbir hastalığım olmadı, sağlığım fazlasıyla yerinde. Asla diyet vesaire de yapmazdım. Bu noktada altını çize çize belirtmeliyim ki Hayır, bu fotoğraflarda kilolu, şişman vesaire olduğumu düşünmüyorum. Bence bu boyda bir insan için gayet sağlıklı bir kilo. Beden olumlama hareketinden yanayım, hiçbir sıkıntı zaman neden kilo vermeye / hayat tarzımı değiştirmeye karar verdim? Çünkü, ince uzun yapılı biriydim ve kollarım, bacaklarım sürekli ince kalsa da; basenlerim, kıçım ve göbeğim büyüyordu -bunda da sıkıntı yok fakat kendimi hantal hissediyordum. Evet, o aktif, her an harekete hazır genç bedenim kendini 'orta yaş' haline bırakmaya başlıyordu sanki. Bir de jöle gibi olmaya başlamıştım. Bir adım atıyordum, kıçım, basenlerim resmen beş dakika titriyordu hahahaha! Kısacası 'Sıfır beden olayım, manken gibi olayım' motivasyonuyla değil; gençliğimdeki gibi aktif, sıkı, güçlü kalayım diye artık kendime bir çeki düzen vermem gerektiğine karar verdim. Şimdilerde ise böyleyim! Kilom 55. Kollarım daha sıkı, bacaklarım daha güçlü... En önemlisi de daha esnek ve daha hafif hissediyorum kendimi. Bu 9-10 kilo verip incelmek gibi gözüken ama aslında bedenime ve ruhuma çok iyi gelen serüveni anlatayım sizlere... Öncelikle sigarayla başlayalım... Çünkü ben 17 yaşımdan beri, resmen bir baca gibi tüttürüyorum! Yaa çok serseriyim, çok asiyim ya! Liseyi bitirdiğim gibi başladım sigaraya. Cöfür cöfür de içtim! Her gün istisnasız bir paket bitiriyordum. Çok da seviyordum bir de. Ardı arkasına yakardım böyle...Lakin 17'den gün alıp 30 yaşına gelince insan aynada kendisine daha uzun bakmaya başlıyor. Evimin perdelerine iğrenç is katmanları bırakan o lanet sigara dumanı, ciğerime ve cildime de mislini bırakıyor; bunun farkındayım. Suratım, ciddi ciddi yaşlanmaya başlamış... Artık merdiven çıkarken bile tıkanıyorum. Evet, serseri stayla bir insan olarak 'sigara içmeyenler de ölmeyecek mi zaaa xd' tavrını takındığım zamanlar oldu fakat içten içe şunu biliyordumMesele erken ölmek değildi; mesele göz göre hasta olmak ve acı sevdiklerim var... Sigaraya başladığım dönemlerde hiç yaşlanmayacaklarını sandığım annem ve babam... Eğer böyle tüttürmeye devam edersem, onlara bakmam, destek olmam gereken dönemde; onların bana bakması ve belki de dünyanın en büyük acısı olan evlat kaybını sırf benim basit aciz bir bağımlılığım yüzünden düşüncelerle iyice motive ettim kendimi. Bırakacaktım. Bırakacaktım. Çok aşırı kararlıydım. Bırakacağım. Bıraktım. Bırakamadım! Delireceğim! 'Basit, aciz bir alışkanlık!!!' diye küçümsüyoruz ama elbette ki hiç ama hiç kolay değil bu zıkkımı bırakmak. Deniyorum deniyorum ama nasıl irademe yenik düşüyorum, son tek başıma bırakamayacağımı anlayıp, İnternet üzerinden 'sigara bıraktırma' ilaçlarına baktım. Onların da 'depresyon' gibi yan etkilerini görünce iyice delirdim, bu kadar zayıf mıyım diye! Sinir harpleri, kendine öfke, parçalanıp çöpe atılan ama sonra tekele koşulup yenisi alınan paketlerden sonra... O eşiği aştıktan sonra en büyük desteğiniz teknoloji! Sigara bırakma uygulamaları gerçekten insanı çok motive ediyor. Bu sinir harpleri ve başarısız girişimler, öfke... Hepsi ama hepsi de bırakma sürecinin bir parçası. Asla vazgeçmemek lazım. Çünkü kendi kendine sürekli tekrar edip, ısrarla mücadeleyi evet, sadece bırakma mücadelesini bile sürdürünce bence zihin bir yerden sonra 'amaaan iyi be! Al, istemiyorum sigara falan!!!' diye resmen posta koyuyor. Bana en azından böyle oldu. Herkesin yöntemi farklı olabilir tabi ama kilit nokta, başarısız girişimlerden sonra hemen vazgeçmemek ve kesinlikle ama kesinlikle bırakmak istediğine karar verme!Ardından da bu uygulamalar sayesinde 'kan basıncım ne kadar düzelmiş, ne kadar sigara içmememişim' gibi bilgileri sorgulamak zaten sizi iyice mutlu edecek. Sigarayı bıraktınız ve bu zor bir şeydi... Peki ardından sigaradan kurtulan ağzınızın içinde tat alma duyusunun coşarak iştahınızı açması?! Ya offfff... Çikolatanın, makarnanın, pizzanın, hatta meyvelerin, en basit patates kızartmasının bile tadının resmen üçe, beşe katlandığını düşünün! Öyle bir iştah açılması!E tabi artık dilinizin üzerinde iğrenç sigara katmanı yok, temizsiniz ve taze tatları olduğu gibi alabiliyorsunuz. Ben de kendime yaklaşık bir hafta süre verdim işte. Madem sigarayı bırakmıştım, hayyyyyvan gibi yiyerek bunu içim de şişti tabi. Bir hafta sonra asıl odaklanmam gereken meseleye döndümZincirlerimden kurtulduğuma ve kendime zarar vermeyi kestiğime göre, sıra bu bedeni güçlendirmekteydi! Bu bir tavsiye değildir... Çikolataları, pastaları keseceksiniz annem. Başka yolu yok! Kalori hesabı yapmaya başlayınca dehşete düştüm. Her gün löp löp yediğim abur cubur çikolataların o kadar yüksek kalorili olduğunu bilsem daha dikkatli olurdum! Nitekim öyle de yaptım. Artık her alışverişe çıktığımda market arabasına doldurduğum çikolataları, gofretleri hayatımdan çıkarmıştım. Kararlıydım. Hatta ofise getirilen baklavalardan, tatlılardan bile yemiyordum. Sadece yarım dilim belki... Tadımlık. O kadar!Arkadaşlar bunları böyle kolay anlatıyorum ama sakın irade timsali biri olduğumu sanmayın. Ben tatlılara taparım, bayılırım, çok severim. Daha da önemlisi bu dünyada zevk alabildiğim nadir şeylerden biri olan tatlı yemeyi kesmeyi -kilo vermek gibi yüzeysel bir sebepten dolayı asla düşünmezdim. Ama gelin görün ki bu tatlıların size gerçekten bir faydası olmadığı gibi, zararı var! Böyle giderse şöyle uzun bir doğa yürüyüşüne çıkamayan, acil bir durumda hızlıca koşamayan, rahat rahat eğilip kalkamayan biri haline gelecektim ve bunlar bir bakımdan aldığım anlık zevklerden daha önemli ve hayatiydi. Zaten kısa süre içinde 'hayattan zevk alma' listeme, uzunca koşmak ve ciğer dolusu aldığım bahar havası da eklenecekti. Tatlı abarttığımız kadar da şey değil hani... O da bağımlılık biraz! Hazırdım! Yığınla alışveriş yapmadım, temelde iki ürüne ihtiyacım vardı sadece Adım ölçer / sağlık ve pratik bir arada incecik belimin üzerine yemin ederim ki bu içerikte herhangi bir reklam, kazanç yoktur!Kendime en ucuzundan bir adım ölçer aldım çünkü açıkçası hareketli bir hayat mı yaşıyorum, günde ne kadar yürüyorum, hızlı mı yürüyorum vesaire... Bunların cevaplarını gerçekten ayırt edemiyordum artık. Hayatıma bir 'plan' gerekiyordu ve bunun da en iyi yöntemi, önce içinde bulunduğum durumu kayıt altına alarak görmek ve değişimlere ölçer ile ilk hafta, normalde sağlıklı bir insanın en az 8000 adım atması gerekirken, benim günde sadece 2000 adım civarında kaldığımı de şu açıdan önemliydi Yeme alışkanlıklarımı değiştirmem gerektiğini biliyordum. Adeta bir demirbaştı. Adım ölçer'in yüzüme çarptığı acımasız gerçeklerden sonra günlük rutinimde bir değişiklik yapmam gerektiğini anlamıştım. Temelden başladım! Bir insan günde en az 8000 adım atmalı. Ben 2000 adım atıyorum. Bu durumda yürümeliyim! Mantıklı değil mi? Ofisim ve evim arası yürüyerek 1 saat sürebilecek bir mesafedeydi. Çılgınlık gibi görünüyor ama yine de gözümü kararttım ve denedim. İş çıkışı tıpış tıpış yürüdüm. İlk yürüyüşten sonra anlamıştımSüslü ayakkabılarıma ve şekil çantama veda etmem gerekecekti. Gittim kendime tank gibi, insanı zıp zıp zıplatan ve yürüyüşü eğlenceli hale getiren bir koşu ayakkabısı satın aldım. Bundan sonra da eşyalarımı sağlam sırt çantama doldurup, omzumun iki yanına asarak taşıyacaktım. Evet, eskisi gibi iyi görünmeyecektim belki ama sağlıklı artık 'yürüyen' bir insansanız, rahat kıyafetin değerini kısa sürede anlarsınız. Modacıların 'rahat, casual' diye sattığı kot ceketler vesaire sizi kesmeyecek... "Ay ben terlerim, makyajım bozulur..." gibi mazeretlere yer yok! Bu bir kararlılık işi! Ben de makyaj seven biriyim ama bu yola girmiştim bir kere. Gerekirse çantanıza ekstra bir tişört atın ama yine de yürüyün. Ben evden makyajsız çıkıp, makyajımı ofiste yapmaya başlamıştım mesela. Artık "aktif" bir hayat tarzına sahipseniz, koşu ayakkabılarınız ayağınızda, rahat tişört ve pantolonlarınız, saç tokalarınız, sırt çantanız olacak üstünüzde! Ofis ve ev arası yürüyüşlerim, inanın 1 hafta içerisinde 1 saatten yarım saate düştü. Artık daha ritmik yürüyordum. Alışmıştım, nefes nefese aktif olacağım diye kendimi şartladığım için de, herhangi bir merdivenden çıkacaksam ritimli ve hızlı davranıyordum mesela. Adım ölçerimdeki sayıyı arttırmak için boş boş hoplayıp zıplamak da buna dahil. 😂 Kilo verip vermeme kaygısı değildi artık bu; eğlenceli bi oyun haline gelmişti. İşten çıkıp eve gelince önce yemeğimi yer; ardından bir paket sigara ve çikolatayla film izlerdim... Artık koşuyorum! Spor salonuna falan gitmedim çünkü yabaniyim biraz... Zaten pahalıydı da! Mahallemizin parkına gittim bir akşam. Tenha bir anını kolladım çünkü insanlar sanki beni görecek ve 'zaaaa şuna bakın nasıl da kıçını hoplatarak koşmaya çalışıyor!!!! Hemen de tıkandı!!!' diye benimle alay edeceklermiş gibi geliyordu. 😂Hemen de tıkanıyordum gerçekten. Fıtı fıtı koşmaya çalışırken 1-2 dakika içerisinde öksürmeye başlıyor ve lanet sigaranın bedenimde bıraktığı o iğrenç kalıntıları ağzımdan tiksinerek çıkarıyordum. Hiç kolay olmadı. Gecelerce tek başıma o parka 'yenilmiycem!!!! Ölmiycem!!!! Güçlü olucam, sağlıklı olucam!!! Herkes gücümü görücek!!!!' diye hırstan ağlayarak koşmaya çalıştım. Bazen düştüm, düştüğüm yerde yattım, yuvarlandım, bazen de parkın köpekleri kovaladı. Ama bir şekilde başardım. Artık koşan biriydim. Bu noktada koşu uygulamaları insanı feci gaza getiriyor haberiniz olsun. Ne kadar geliştiğinizi, ne kadar koştuğunuzu takip etmek muazzam bir his. İşte diyorsunuz 'meyvelerini alıyorum! Peki bu kadarla bitti mi? Hayır... Yeme içme kısmı en önemlisi. Bizim ofiste çok seçeneğimiz yoktu ve sürekli dışarıdan söylüyorduk. Hiç öyle 'ızgara isteyeyim, ne de olsa protein!!!' diye triplere girmeyin. O yağlı yağlı etler ile kilo verilmeyeceğini siz de çok iyi şahsen bittim pazardan bir yığın sebze almakla başladım. Her türlü otu sirkeyle yıkayıp yıkayıp, saklama kaplarında bozdolabına kaldırdım. Her sabah ofise gitmeden önce de kendime dev salatalar yapma alışkanlığı elbette Onedio gibi aşırı esnek saatleri olan bir şirkette çalışıyor olmamın payı büyük. Ama isteseniz siz de geceden yapıp hazırlayabilirsiniz bence. Yaptığım en büyük hata diyet ürünlere fazlaca tamah etmek oldu! Sunta gibi tadı olan bisküvileri falan alıyordum, nedense!Kısa sürede İnternet araştırmalarında çoğunun kalitesiz buğdaydan yapıldığını ve aslında hiçbir desteği olmadığını hazırlarken aklımdan tüm 'söylenti' bilgileri silmiştim. Tıpkı ilkokulda öğrendiğimiz gibi yapıyordum Biraz karbonhidrat, protein, yağ... Mesela salatamı yapıyorum; yanına haşlanmış yumurta koyuyorum ve son olarak da üstünde zeytinyağı gezdiriyorum. Bunları bol bol ve büyük porsiyonlarda yapıyordum çünkü ilk başlarda gerçekten kesmiyordu. Salatamın bir kısmını öğlen, bir kısmını öğleden sonra yiyor, akşamı da bir kase yoğurtla geçiştiriyordum. İlk zamanlar zor oldu ama zamanla midem alıştı. En büyük faydayı ise kesinlikle bağırsaklarım gördü! Lifli gıdalara nasıl da muhtaçmış meğer vücudum! Küçük detayların etkisi büyük! Çok su içen bir insandım zaten. Artık her sabah aç karnına içtiğim koca bir bardak suyuma, azıcık sirke dökme alışkanlığı edinmiştim. Yağ yakmaya yardımcı oluyormuş. Ayrıca negatif enerjiyi temizliyormuş diyorlardı. Bunu da alışkanlık haline getirdim. Bazıları limon sıkmayı da tercih ediyor ama sirke bana daha pratik ve kolay gelmişti açıkçası. Kahvaltıyı ise kesmedim; aksine kuvvetlendirdim! Poğaça vesaire yiyerek daha sabahtan mideme sindirmesi zor ve faydasız gıdalar atmıyordum artık. Ne mi yapıyordum? Mikserime bir muz, biraz badem sütü, biraz yulaf atıp şöyle bir çeviriyordum. Al sana şampiyon kahvaltısı!Aynı zamanda maydonoz ve limon karışımını da akşamları bol bol tüketiyordum. Tüm bu alışkanlıkları oturtmak toplam 1 ayımı aldı. Sırada da şiddetlendirerek arttırmak vardı. Artık günüm şöyleydiİyi kahvaltı, ofise ritmik yürüyüşÖğle yemeğinden akşama kadar bölerek yavaş yavaş yediğim her şeyli salatam! Merdivenlerden hoplaya zıplaya iniş çıkış, hatta ofisin koridorlarında dahi esneme hareketleri Eve dönüş, parkta koşu, yoğurt gibi protein ağırlıklı ama hafif bir gıda ile geceye giriş...Ama yetmezdi bu kadarı elbette... İnceden başka work out'lara başlamam gerektiğini biliyordum kalçalarımı, bacaklarımı sıkılaştırmak için. Ona da evde başladım. Tracy Anderson'ı hepinize tavsiye ederim. Evde tv izlerken dahi squat yapıyor, dizilere bakarken matın üzerinden bacaklarımı çalıştırıyordum. Bol kaldıkça mekik çekiyordum! 😂 Zorlu bir süreç değil, eğlenceli bir süreç oldu ve üç ayın sonunda artık sağlıklı, mutlu ve fişşşşşek gibi biriydim! Sigara yok, evde depresif depresif oturmak yok, herhangi bir bedensel aktivitede hemen tıkanmak yok. Siz de benim gibi 'ortalama' bir insansanız; böyle çok büyük işlere girmeden de bunu ne olsun?!Hepinize tavsiye ediyorum, hayatın tadı gerçekten sadece yiyip içerek değil; sağlıklı ve güçlü olunca daha iyi çıkıyor! 1 Dakikada 10 kkal üzerinde enerji harcamayı sağlamak pek mümkün değil iken; kişinin aynı süre içerisinde 200 – 300 kkal enerji alması söz konusu olabilir. O nedenle şişmanlık tedavisinde sadece alınan enerjiye değil, harcanan enerjiye de odaklanmak önemlidir. Uzman Diyetisyen Turgay Köse, metabolizma hızının kilo alıp verme üzerindeki etkisi hakkında sorularımızı yanıtlıyor…Metabolizma hızı nedir?Tam bir dinlenme durumunda, organların çalışması, vücut ısısının korunması gibi yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesi için gerekli olan zorunlu enerji harcamasına “Metabolizma Hızı” denir. Metabolizma hızının düşük olması, çok fazla yemek yenilmemesine ya da diyet yapılmasına rağmen kilo vermeyi engelleyebilir, hatta kilo bile hızının düşük olması az yenilmesine veya diyet yapılsa da yavaş kilo vermeye sebep olabilmektedir. Metabolizma hızına göre hesaplanmış dengeli bir diyet ve egzersiz programıyla zayıflandığı takdirde metabolizma hızınızın azalması engellenebilir. Ayrıca diyet süresince ağırlık kaybının ne doğrultuda olacağını da tahmin etmek ve hayal kırıklıklarından kurtulmak mümkün hızı neden yavaşlar?İlerleyen yaş, hareketsizlik, hormonal dengesizlikler, hipotiroit gibi bazı rahatsızlıklar, sürekli kilo alıp vermeler, zayıflama uğruna düşük kalorili diyetler uygulamak metabolizma hızının yavaşlamasına neden olur. Tüm çabalara rağmen kişi kilo veremiyorsa, metabolizma hızını ölçtürmesi ve/veya bazı kan tetkiklerini yaptırmasında yarar var. Belki de fazla kiloların altında yatan bir hastalık söz konusudur. Peki, metabolizma hızı nasıl hesaplanır?Bazal metabolizma hızıyla ilgili internette veya kitaplarda çeşitli formüller yer almaktadır. Ancak bu hesaplar kişinin yaşı, cinsiyeti, boy uzunluğu ve vücut ağırlığı göz önüne alınarak hazırlanmaktadır. Öte yandan vücut bileşiminin yani kas kitlesinin metabolizma hızı üzerinde çok önemli bir etkisi vardır. Bu nedenle aynı yaş, cinsiyet, boy uzunluğu ve vücut ağırlığına sahip 2 kişinin fiziksel aktivite dereceleri birbirinden farklılık göstereceği için metabolizma hızları aynı olamaz. Halbuki standart formüller bu farkı göz ardı ettiği için doğru sonuç veremez. Metabolizma hızı parmak izi gibi düşünülmeli, her birey için farklı olacağı unutulmamalıdır. Neyse ki artık metabolizma hızını Armband Metabolik Holter adı verilen bir cihazla hesaplamak mümkün. Tansiyon aletine benzeyen bu cihaz 3 gün boyunca kolun üst kısmına takılıyor. Uyku ve dinlenme zamanları da dahil tüm aktivitelerinizi 72 saat süre ile dakika dakika raporluyor. Daha sonra bu veriler bir bilgisayara aktarılıp uygun bir beslenme ve spor programı hızını artırmak için neler yapılabilir?Beslenmede yağ miktarı sınırlandırılmalı. Vücutta yağ yüzdesinin azalması metabolizma hızının artmasına sebep olacaktır. Yağ vücutta kaslara oranla daha az enerji harcadığı için bazal metabolik hız azalır ve vücut ağırlığını korumak için daha az enerjiye gereksinim duyulur. Vücutta kas oranının artırılması da metabolizma hızının artmasına sebep olur. Yeterli protein tüketimi ve haftada 3 – 4 kere 30 – 40’ar dakika yapılacak düzenli egzersiz vücutta kas kitlesinin artmasını sağlar. Az ve sık beslenme metabolizma hızının artmasına yardımcı olacağı için 5 – 6 öğünden oluşan beslenme şeklini benimsemek gerekir. Uzun süren açlık durumlarında metabolizma hızı düşer. Bu nedenle diyet yaparken light süt / yoğurt / ayran, kepekli bisküvi, küçük sandviç, kuru veya taze meyve gibi besinler ara öğün olarak seçilebilir. Günlük 2 – 2,5 litre sıvı tüketimi de vücutta metabolik işlemlerde de kullanılacağından önemlidir. Sıcak Fırsatlarda Tıklananlar Editörün Seçtiği Fırsatlar Daha Fazla Bu Konudaki Kullanıcılar Daha Az 2 Misafir - 2 Masaüstü 5 sn 31Cevap 0Favori Daha Fazlaİstatistik Konu İstatistikleri Son Yorum 5 yıl Cevaplayan Üyeler 14 Konu Sahibinin Yazdıkları 6 Ortalama Mesaj Aralığı 74 gün 1 dakika Son 1 Saatteki Mesajlar 1 Haberdar Edildiklerim Alıntılar 4 Konuya En Çok Yazanlar grejuva6 6 mesaj Vain 5 mesaj Gamzeli_19 5 mesaj Murat_c78 4 mesaj Executor06 2 mesaj Konuya Yazanların Platform Dağılımı Mobil 1 mesaj Konuya Özel Hem mekik çekerek yağ yakamazsınız, isterseniz günde 1000 mekik çekin, bizim milletimiz baya bi kulakdan dolma ve sallamasyona yatkın olduğu için elini sallasan şehir efsanelerine sadece yağ tabakasının altındaki kasları geliştirirsin o da sadece düzgün belli set ve tekrarlarla YAKMAK İÇİN CARDİYO+DİYET başka alternatif gelsin. Arkadaşım arda kalan bölgesel yağları yakmak için kas çalışması şarttır. Kardiyo da bir yere kadar, ideal kilona ulaşırsın göbek kalır yoksa. Kaslar çalıştığında yağları yakıyor, özellikle göbek bölgesinde arda kalan yağları yakmak için bu kasların çalışması da şart. Ama kardiyo ve diyetin yanında yapılmalı. Ya da kardiyo ile zayıflanıp göbek az da olsa duruyorsa bu durumda sadece bu hareketler ile devam edilmeli. Orası biraz kişiye göre değişir, aşırı kilolu birisi ya da hiç fiziksel aktivitesi olmayan birisi azar azar başlayarak 1 hafta içinde o sayıya ulaşabilir diye düşünüyorum. Başlarda biraz kas ağrısı oluyor haliyle, ama bu düzene alışıldıktan sonra sayıyı artırabiliyorsunuz rahatça. Yani kendinize güveniniz tam yoksa 10-20 ile başlayıp 1 hafta içinde kademeli olarak 30-60'a çıkarılabilir. Kademeli olarak çıkmak önemli. Bunun yanı sıra başlarda setlerdeki miktar da 30'dan 10-20 arasına düşürülebilir. Ve de tekrardan bu kaslarda hamlaşma olmaması için düzenli çalışma önemli. İnternette yaptığım araştırmalar sonucu durum bu şekilde görünüyor. Miktarı yükselttikten sonra,hep o şekilde devam etmek veren,kolunu kaptırır bulaşmamak gerek. quoteOrijinalden alıntı Gamzeli_19 Birden bire,yani ilk günden 30-40 mekik çekmek bel kısmını zorlayıp incitmez mi? Tamam,zamanla inceltiyorda,bunun yanı sıra ilk aşamada inceltebilirde.. Belini mekik hareketini yanlış yaparak incitirsin, 30-40 mekik 4 setde 10 ardan çok rahat mekik yapmak beli inceltmez, mekik yağları çoook az sıkıştırsada sadece six pack denen kas gurubunu çalıştırır, beli çevreleyen derinin altındaki yağ tabakası sadece düzenli spor+diyet+cardiyo ile ufalır. quoteOrijinalden alıntı Murat_c78 quoteOrijinalden alıntı Gamzeli_19 Birden bire,yani ilk günden 30-40 mekik çekmek bel kısmını zorlayıp incitmez mi? Tamam,zamanla inceltiyorda,bunun yanı sıra ilk aşamada inceltebilirde.. Belini mekik hareketini yanlış yaparak incitirsin, 30-40 mekik 4 setde 10 ardan çok rahat mekik yapmak beli inceltmez, mekik yağları çoook az sıkıştırsada sadece six pack denen kas gurubunu çalıştırır, beli çevreleyen derinin altındaki yağ tabakası sadece düzenli spor+diyet+cardiyo ile ufalır. Haklısınız. Tşkler quoteOrijinalden alıntı Gamzeli_19 quoteOrijinalden alıntı Murat_c78 quoteOrijinalden alıntı Gamzeli_19 Birden bire,yani ilk günden 30-40 mekik çekmek bel kısmını zorlayıp incitmez mi? Tamam,zamanla inceltiyorda,bunun yanı sıra ilk aşamada inceltebilirde.. Belini mekik hareketini yanlış yaparak incitirsin, 30-40 mekik 4 setde 10 ardan çok rahat mekik yapmak beli inceltmez, mekik yağları çoook az sıkıştırsada sadece six pack denen kas gurubunu çalıştırır, beli çevreleyen derinin altındaki yağ tabakası sadece düzenli spor+diyet+cardiyo ile ufalır. Haklısınız. Tşkler Rica ederim bildiğimizce yardım etmek görevimiz. quoteOrijinalden alıntı Murat_c78 quoteOrijinalden alıntı Gamzeli_19 quoteOrijinalden alıntı Murat_c78 quoteOrijinalden alıntı Gamzeli_19 Birden bire,yani ilk günden 30-40 mekik çekmek bel kısmını zorlayıp incitmez mi? Tamam,zamanla inceltiyorda,bunun yanı sıra ilk aşamada inceltebilirde.. Belini mekik hareketini yanlış yaparak incitirsin, 30-40 mekik 4 setde 10 ardan çok rahat mekik yapmak beli inceltmez, mekik yağları çoook az sıkıştırsada sadece six pack denen kas gurubunu çalıştırır, beli çevreleyen derinin altındaki yağ tabakası sadece düzenli spor+diyet+cardiyo ile ufalır. Haklısınız. Tşkler Rica ederim bildiğimizce yardım etmek görevimiz. Görevinizi başarıyla tamamladınız. quoteOrijinalden alıntı Gamzeli_19 Her akşam 5 mekik hareketi yap. 1 hafta böyle sürdür,sonra 7 ye haftada 10 a çıkar. 1 haftadan sonra göbek ve bel kısmının yandığını hissediceksin. Sürekli devam edersen,gerçekten işe yaradığını göreceksin Teşekkürler bu güzel tavsiye için. İlk yazdığından beri uyguluyorum. Baklava falan çıkmadı ama belim inceldi.. 4 yılın ardından konuyu hortlatıyorum hocam. Son durum ne. Üstesinden nasıl geldiniz bu durumun. Sayfaya Git Sayfa Zayıflamak için uzun süredir diyet uyguluyor fakat zayıflayamıyorsanız, uygulamış olduğunuz beslenme programı size göre olmayabilir. Diyet yapıyorum ama kilo veremiyorum diyorsanız, zayıflamak için yöntemler arıyorsanız yazımızı okumaya devam ediniz. Diyet Yapıyorum Ama Kilo Veremiyorum, Neden? Doğru bilinen yanlışlar diyet yapmanıza rağmen zayıflayamamanıza neden olur. Diyet yapıyorum ama zayıflayamıyorum diyorsanız öncelikle sıvı alımında hata yapıyor olabilirsiniz. Çoğu insan gün içerisinde çay, kahve, bitki çayı tükettiği için sıvı ihtiyacını karşıladığını sanmaktadır. Fakat bunlar su ile aynı etkiyi oluşturmamaktadır. Kahve ya da çay içtiğiniz zaman aynı miktarda su da içmeniz gerekmektedir. Su vücuttan ödem atmayı sağlarken aynı zamanda yağ yakımının hızlanmasına ve bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı olmaktadır. Bu nedenle diyet yaparken bol miktarda tüketilmelidir. Karbonhidrat tüketiminin azaltılması ile kilo verileceğini düşünmek bir başka yanlıştır. Kaliteli karbonhidratlar vücut için enerji kaynağıdır. Diyetteyken vücudun alması gereken enerjinin yaklaşık olarak %50'sini karbonhidratlar karşılamaktadır. Eğer ki yeterli ve doğru miktarda tüketirseniz metabolizmanın dengelenmesine ve kilo veriminin gerçekleşmesine etki etmektedir. Kahvaltı yapmamak ve gün boyu aç kalmak diyetteki en önemli yanlışlardan bir diğeridir. Aç kalmak metabolizmayı yavaşlatır ve bağırsak hareketlerini azaltarak kilo vermeyi engeller. Ayrıca uzun süre aç kalan vücut daha kolay yağ depolar. Güne mutlaka kahvaltı yaparak başlamanız gerekmektedir. Vücudunuz incelmesi ve dengeli zayıflaması için doğru programlara ihtiyacınız vardır. Diyet yapıyorum ama bacaklarım incelmiyor cümlesini sık sık kuruyorsanız eğer, doğru beslenme ve bölgesel zayıflama hareketleri uygulamanız gerektiğini unutmayınız. Diyet yapıyorum ama kilo vermem durdu diyorsanız her gün tartılmamanız gerekmektedir. Diyet döneminde haftada sadece 1 defa tartılmak gerekir. Aç karnına ve tuvalete çıktıktan sonra tartıya çıkmak doğrudur. Çok sık tartılırsanız kilo veriyor olsanız bile veremiyor gibi algılayabilir ve bu da motivasyonunuzu etkiler. Diyet Yapıyorum Ama Göbeğim Erimiyor, Ne Yapmalıyım? Göbek bölgesindeki yağlanma hem kadınların hem erkeklerin ortak noktasıdır. Genel olarak diyete başlandığı zaman göbek dahil vücuttaki her bölgenin incelmesi beklenir ama her zaman etkili sonuç alınamayabilir. Öncelikle göbek bölgesindeki yağların erimesi için sadece diyet yapmak yeterli değildir. Buradaki kasları çalıştıran egzersizler de uygulanmalıdır. Kilo veriyorum ama göbeğim erimiyor diyorsanız diyetteki kaçamaklara dikkat etmek gerekmektedir. Günlük kalori miktarını aşmak bu bölgedeki yağların erimesine engel olur. Yetersiz uyku ve stresi yönetememek etkili bir şekilde karın yağlarından kurtulamama nedenleri arasındadır. Kilo verdim ama göbeğim duruyor diyenlerdenseniz eğer, beyaz ekmeği tüketmeyiniz. Bol su içiniz. Paketli gıdaları tüketmeyiniz. Ayrıca egzersiz yapmaya özen gösteriniz. Diyet Yaparken Ödem Neden Oluşur? Aşırı tuz tüketimi, fazla su içmek ve hareketsiz kalmak sonucunda oluşan ödem, çeşitli hastalıkların bir belirtisi olarak da gösterilebilmektedir. Aşırı oranda sodyum ve şeker tüketimi, vücutta meydana gelen hormonal değişiklikler, ödem meydana getirebilir. Diyet yapıyorum ama karnım şiş diyorsanız yanlış beslenme programı uyguluyor olabilirsiniz. Bu konuda uzman bir diyetisyene ve şişkinliklerinizle ilgili uzman bir doktora gitmeyi ihmal etmeyiniz. Ayrıca kilo verme aşamasında egeriz ve sporun payını unutmayınız. Diyet Yapıyorum Ama Yağ Yakamıyorum, Ne Yapılmalı? Zayıflamak için diyet yapıyorum spor yapıyorum kilo veremiyorum ve yağ yakamıyorum diyorsanız bunun nedeni siz olabilirsiniz. Öncelikle gün içerisinde alınan kalorileri takip etmeniz gerekmektedir. Eğer ki alınması gereken kalori miktarının üzerinde tüketim yapıyorsanız bu vücudun yağ depolamasına neden olur. Besin dağılımının dikkatli bir şekilde yapılması da burada önem arz etmektedir. Vücudun hem yağa hem proteine hem de karbonhidrata ihtiyacının olduğu unutulmamalıdır. Yeterli oranda yemek yemek ve aşırı, yanlış antrenmanlardan kaçınmak gerekmektedir.

kilo veriyorum ama bacaklarım incelmiyor